Sektör Ambalaja Girerse Neler Olacak?

Sektörün gelişmişliğine paralel ve hatta gelişmesine katkı sunmak adına birçok gelişme oluyor, birçok yasa-tebliğ çıkarılıyor. Bazı tartışmalara gebe olan süreçler yaşansa da, bu süreçler genel olarak yerel ölçekteki gıda perakendecilerini düşünmeden hazırlansa da,genele bakıldığında sektörü geliştirmek, daha iyi hale getirmek amaçlanmaktadır. Bu gelişmelerin en yenilerinden bir tanesi de; “Sebze ve Meyvelerin Toptan ve Perakende Ticaretinde Uyulması Gereken Standartlara İlişkin Tebliğ”i. 3 Ekim 2017’de Resmi Gazete’de yayımlanan ve yürürlüğe giren bu tebliğin tüm detaylarını, ÜÇGE Elektronik Endüstriyel Satış Mühendisi Batur Çavdar’la konuştuk.

Röportaj: Onur Kaya

  1. 3 Ekim Salı günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni “Sebze ve Meyvelerin Toptan ve Perakende Ticaretinde Uyulması Gereken Standartlara İlişkin Tebliğ” bizlere ne anlatıyor? Kısaca anlatacak olursanız tebliğin getirileri neler?

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından bildirisi yapılan tebliğ ile birlikte; gıdayı, daldan-topraktan koptuğu andan itibaren maksimum raf ömrünün ve tazeliğinin sağlanması için; doğru taşıma ekipmanları ve metotlarının kullanılmasıyla, tek veya tekrar kullanılabilir ambalajların dizayn edilip kullanımının yaygınlaştırılması ile zinciri kırmadan tüketicinin sepetine ulaştırmak isteniyor.  Milli servetimiz olan tarımı milyonlarca liralık israftan kurtarmak, tarladan sofraya olan sürecin güvenliğini sağlamak, üreticiden raftaki satış etiketi fiyatının sosyoekonomik ortalamalarda olmasını sağlamak konuları da ulaşılmak istenen diğer amaçlardandır.

Ambalajlama ve etiketleme, soğuk depo ve soğutma uygulamalarının yaygınlaştırılması sonucunda zincir sürdürülebilirliği, ekipman ve ambalajların geri dönüşümünü ve takip edilebilirliğinin entegrasyonunu içeren sistem; genel bir bakış olarak toplumsal bir kalkınma söz konusu aslında. Tebliğ gereği, hedeflenen sonuçların bahsi geçen uygulamalar ile daha uygulanabilir olacağını düşünüyoruz.

Tek kullanımlık ve tekrar kullanılabilir plastik taşıyıcı kasaların sektöre pozitif kazanımlar katması hedefleniyor. Bu uygulama ile kasaların hijyen standartları altında tekrar kullanımı yaygınlaştırılıp, belki de takip edilebilir gıda lojistiği ekipmanlarının üretici tarafına kazandırılması ile; gıda lojistiği ve izlenebilirliği konusunda kolaylaştırıcı uygulamalar yönünde adımlar atılacaktır.

Bu tebliğle birlikte, gıda taşımacılığı ve depolama için istenen şartların ve standartların yerine getirilmesi, termodinamik ve gıda kimyası kanunları kapsamında gıdanın maksimum raf ömrünü ve tazeliğini korumaya yönelik, sağlıklı gıda tüketimine değer katmak yönünde somut adımlar.

  1. Çıkarılan yasayla perakende sektöründeki dinamikler nasıl etkilenecek?

Dinamikler ile tebliğin yorumlanmasına iki açıdan bakmak lazım. Üreticiden, satışa hazır hale getirilmiş  ambalajlı gıdanın soğuk sunum raflarında tüketiciye ulaştırılması en iyi senaryo. Perakende sektörü adına olan senaryoda ise elbette düşündürücü maliyetleri var. Ancak uzun vadede uygulanması planlanan bu gelişmelerin (1/1/2019), sektöre ve topluma büyük faydası olacaktır.

Hal Yasası kapsamında perakende zincirlerine ve marketlere oluşturacağı maliyetlerin kaygı uyandırması normal olarak karşılanmalıdır. Zincir marketler; tedarik zincirini bozmadan satışa sunacağı ambalajlı ürünlerin soğuk sunum raflarında tüketicisine ulaştırmak için, geçiş süresi boyunca yatırım yapmak zorunda kalacaklar. Ancak, kamu ve özel sektörün sunduğu cazip hibe oranları bu konuda teselli olabilecek miktarlara sahip. Tüketici alışkanlığını ve tarım politikasını direkt olarak yönlendirecek olan tebliğin uygulanması, perakende sektörü markalarının ve soğuk tedarik zincirini üstlenen firmaların gayretleri ile gerçekleşecektir. Maliyet tablosu kalemlerini arttıran uygulamalar, katma değer verilen gıda ürünlerin kalitesini arttırmak ile kalmayıp, gıda güvenliği konusunda da sofrada sağlıklı beslenme alışkanlıklarımızı da pekiştirecektir.

 

 

Hali hazırda bu uygulamalara destek veren ve uygulayan perakende markalarımız var. Bu markalarımızın süreçlerini iyileştirip, zinciri yüzde yüz tamamlamayı hedeflemenin yanı sıra, sektörün diğer markalarına örnek ve özendirici olmaları gerekiyor. Tabii bu anlamda da perakende sektörünün danışmanlarına büyük sorumluluk düşüyor.

  1. Sektörün durumunu da göz önüne aldığımızda sizce sektör böyle bir geçişe hazır mı?

Her yenilik bir maliyet ile gelir ve bu süreçlerde insanlardan her zaman yeniliğe hazır olmalarını bekleyemeyiz. Ancak, şüphesiz ki durum ilk olarak gıdayı, süreçleri ve tüketici alışkanlıkları iyileştirmeye yöneliktir. 2019 yılında tamamlanması planlanan geçiş sürecinde; Gıda sektörünün Hal Yasası uygunluklarını yerine getirmesi için toplumsal olarak uygulamaların alışkanlıklarımıza dökülmesi konusunda destek olmalıyız.   Eğer bu destek sağlanırsa, sektörün Hal Yasası’na entegrasyonu sürecinde, geçişin 2018 in ilk günlerinde devreye girecek olan ÜDTS uygulaması ile hız kazanacağını, 2019 yılı itibari ile de tam entegre olabilecek potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum.

Tebliğde belirtilen  uygulamalar ve resmi uygulamalar ile ulaşılmak istenen netice; Gıda’nın güvenli taşınması ve sunulması, tüketiciye sunulan görselliğin iyileştirilmesi ve izlenebilirliğinin sağlanması yönünde bir altyapı kurulmasıdır. İstenen uygulamalar sektör tarafından ne kadar kısa bir sürede kabullenilirse, geçiş süreci sonrası entegrasyon; israf ve kayıpları azaltacak, gıda enflasyonunda da ufalanmalar yaratacaktır.

  1. Hal Yasası’yla birlikte karşımıza çıkacak bir diğer unsur da soğuk zincir taşımacılığı. Bu konudaki çalışmalardan ve işin bu tarafından da kısaca bahsedebilir misiniz?

Üstüne düşülmesi gereken ve yatırım anlamında kaygıları oluşturan konu soğuk zincir taşımacılığıdır. Esas olarak belirtilen, malların üretim yerinde bulunan toptancı halleri veya tasnifleme ve ambalajlama tesislerinden tüketim yerlerine taşınmasında soğuk zincirin korunmasıdır. Tebliğde belirtilen maddeler ile; birlikte uygulanması planlanan ambalajlama ve taşıma standartlarının uygulamaya dökülmesi 6 aylık bir sürece tabi tutuluyor.

Ön soğutmaya uygun depoların kurulması ile fazla ürünün israfını önlemek, ön soğutma sonrasında palet kullanımına ve taşıma standartlarına uygun frigofirik araçlar ile zincirin sağlanması ve bahsi geçen araçların içerisindeki teçhizatların iyileştirilmesini sağlamak, gıdanın tarladan rafa geçiş sürecinde soğuk zincirin kırılmaması en büyük temenni. Bu maddeleri maliyet olarak görmek, işlerin düşük katma değerli kalmasına neden olur.

Maliyeti ilk aşamada yüksek olan soğuk depo kurulumları ve frigofirik taşıma standartlarına sahip markalar; kısa bir dönemde ambalajlı ürünlerin kullanımı ile değer katacak ve tüketiciyi daha sağlıklı beslenmeye ve tüketim alışkanlıklarına yöneltecektir.

Ürünlerin fiyat/marj sarmalındaki rahatlığı sağlaması için kapasitesinin en yüksek zincir verimliliği ile karşılanması rafları taze ve sağlıklı ürünler ile donatacaktır. Fire ve düşük kalite girdabından kurtulmak için soğuk taşıma zincirine yapılacak yatırımlar ve tebliğe uygunluğu önemsenmelidir.

  1. Aldığımız geri bildirimlerde tüketicinin aklında paketli ürünlerde çürük veya kötü ürün olup olmadığını nasıl anlayacağım sorusu oluşuveriyor. Tabiri cafizse kötü esnaf, kötü esnaflığını yapabilir diye korkuyorlar. Sizce bu konunun çözümü nasıl olacak? Tüketici tarafından bakıldığında o güven nasıl sağlanacak?

Üreticinin müşterileri, süpermarketler ve dolaylı olarak da tüketicidir. Sorunuzu tüketici davranışları başlığı altında değerlendirirsek; mutsuz müşteri, satın aldığı ürünün kalitesine göre sadakatini gösteriyor.  Satın alma sürecinde sahip olduğu alternatif ürün seçeneklerine göre, tüketici farklı süpermarketlere yönlenebilir. Süpermarketler ise alternatif sayısını belirleme konusunda üretici kümeleri arasında seçici davranmakla mükellef olduğu için, değeri yüksek kaliteli ürün sunan iyi esnafı tercih eder. Kötü ürününün mutsuzluk yarattığı bir konjektürde, perakende markalar tebliğin gerekliliklerini yerine getiren üretici ve zincir sağlayıcıları ile çalışacaklardır. Bu yüzden tüketicinin güveni perakende sektör firmalarının raflarında sağladığı ürün kalitesine bağlı olarak gelişecektir.

 

Esnafın ürün güvencesi başlığı altında baktığımız da ise; arasındaki kaliteli ürün rekabeti artacak ve tebliğ uygulamalarının aksiyona dökülmesi sürecinde katma değerli ürünlerin sektörde kapasitesini artacaktır. Özellikle raftaki ürünün görselliğinin tüketicide oluşturduğu güven hissiyatının ölçülebilmesi;  ambalajlanmış ve görsel incelemesi mümkün olan, tebliğin birlikte getirdiği standartlara sahip ve takip edilebilir bir gıda güvenlik sistemi ile daha mümkünleşecek.

  1. Yasayla birlikte sektör temsilcileri birçok detayla uğraşmak zorunda kalacak, sektörün işini kolaylaştırıcı çözümler noktasında önerileriniz neler olabilir?

Tebliğ maddeleri kapsamında yapılacak olan yatırımlar, sektöre standardizasyon beraberinde gıda güvenliğini getirecek. Kısa vadede sarfiyatı, uzun vadede ise maliyetleri düşecektir. Tüketici sadakatini kazanmak amaçlı, daha sağlıklı ürünlerin raflarda yer almasını sağlamak sektör adına detaylar arasındaki en büyük öncelik.

ÜÇGE Elektronik olarak sektörün işini kolaylaştırmaya yönelik tartım etiketleme, paketleme, gıda işleyici cihazlar ile gıda izlenebilirliğine entegre olabilen yazılım çözümlerimiz mevcut.

ÜÇGE olarak katma değerli ürünlerin; soğuk zincir taşıma kolaylığının sağlanması, firelerin azaltılması, sebze/meyve paketleme ve lojistiğini sağlamaya yönelik çözümler sunuyoruz. Görselliği, güvenliği ve albenisi yüksek ürünler ile kaliteyi, markalaşmayı ve tüketici sadakatini arttıracak çözümleri sunmaktan ve sektör gelişimine etki eden unsurların bir paydaşı olmaktan dolayı mutluyuz.

Batur Çavdar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir